Üretimden tüketime denge ve değişim
Biz burada ekonomik verilerle başınızı ağrıtmayacağız. Üretim-tüketim eğilimimizle, insan kaynağımız ve doğal kaynaklarımız irdeleyip; gidişata kısa bir seyirle meseleyi anlamaya çalışacağız.
Esasen inancımız şuki Türkiye’nin temel problemi birilerinin ifade ettiği gibi kaynak problemi değil. O zaman ne?
Bizce asıl mesele Türkiyenin kaynaklarını doğru kullanamıyor olmasıdır. En başta da insan kaynağını doğru kullanmamasıdır. Zaten insan kaynağımızı prodüktivite edip değerlendiremiyorsak; zaman kaynağını da israf ediyorsun demektir. Çünkü insan ve zaman birbiriyle senkronize hareket etmek zorunda.
Şimdi birilerinin “zaten biz millet olarak tembeliz” dediğini duyar gibiyim.
Hadi oradan!
Unutmayalım ki bu telkin yıllardır birileri tarafından dillendirilir. Hani “bir insana kırk gün deli dersin” deli olur ya! Bizim geçmişte toplum olarak azim ve kararlılıkla neler yaptığımız cümle aleme şayan.
Geçmişin hafızasında yeterince yer etmiştir.
Gelelim bugüne. Aslolan bugünden sonrasını doğru planlayıp, mevcut kaynaklarımızı doğru kullanalım. Başta insan kaynağı ve zamanı doğru kullanarak; Ar-Ge, inovasyon doğru öğretim ve eğitimle meseleleri süratle aşmak zorundayız.
Yapılması gereken, acilen durum tespitidir.
- Kaynaklarımız
- Öğrenim ve eğitim
- Üretim
- Yönetim
- Denetim
Meseleleri yukarıdaki beş maddede değerlendirip, çalışıp Ar-Ge ve inovasyonla üretip, stratejik planlar yapmalıyız. Aksi taktirde mevcut davranışlar, hamaset ve şovlar bizi bir yere götürmez. Günü kurtarsa da geleceği ipotekler. Unutmayalım nüfusumuz süratle yaşlanıyor. Kaynaklarımız israf oluyor. Yeni teknolojiler üretemiyoruz.
Velhasıl üretmeden tüketiyor ve tükenmeye doğru gidiyoruz.
